92 kişi kendisini tutuyor, 3 arkadaşı var.
neden yorgunsun sorusuna cevap aramaktan, ve bunu sormasınlar diye gülümsemekten yoruldum..
aklını başından almak istemiyorum, mümkünse aklı başında birini alayım ben...
Bu vesileyle ikinizi de selamlıyorum hanımlar. İyi ki varsınız. (Lakin şu kemanı daha çok çalışmış olmayı isterdim hep)
Bir şekilde aynı enstrümana niyetlenmişiz :) Üç tane keman canavarı (bir tanesi viyola) arkadaşım var ama, ele alamadım şunu bir türlü vakit bulup..
bugün herkes mutluluk perisi gibisi gerçi dei nin herzaman ki hali sağol :)
hadi...uçan balonlar olsun...rengarenk uçurtmalar...kelebekler olsun...süslü çiçekler olsun...aşk olsun aşk...
hafi kalkkkkkkkkk gidelim bu şehirden:)
yok ben alice o araftan kurtarayım.) (bu arada Robin Williams'ın Aşkın Gücü diye bir filmi aklıma geldi ne alakaysa)
sözler büyülü, gerçeği bulandırıyor, şekilden şekle sokuyor. her şey tersine dönebiliyor, masumiyet katliama, cinayet kahramanlığa. korku içinde anlıyoruz; konuşmak da bir savaşma sanatı. eşitlik bozuluyor. susuyoruz...
ve biz sustukça daralıyor gökyüzü...pencerelerimizden içeri doğru çekiliyoruz...söz söyleme sanatımız eksiliyor...ve soluyor aydınlığın iki yüzü...sözler günahkar...susuyoruz...
Sözler büyülü olsa da sözlerin de etkisiz kaldığı anlardan biridir yağmur. Yıldırımın düştüğü o naciz anı ölümsüzleştiren bir fotoğrafın flaşı gibi, ozon kokusu ve ürpertiyle beklenen gök gürültüsü. Bize sözlerimizden daha gerçek birşeyler olduğunu hatırlatır hep...
konuşuyoruz. birbirine dolanıyor sözler. sözcükleri ne kadar parlatırsak o kadar net görecek karşımızdaki kendini.. en azından buna inanıyoruz..yoksa uzun bir bekleyiş, tek başına, tahteravallinin bir ucunda. ayağımızı yerden kesecek bir benzerimizi bekliyoruz...eş ama karşı. eşitlik durağan bir süreklilik.
''Kimi ölüler bize ne kadar yakın.
Yaşayanların birçoğu ne kadar da ölü."
Uğur Mumcu
Dilimde birkaç söz…. ömrümce damıttığım birkaç söz.. bir mısra, iki türkü, birkaç şiir. Koca hayatta edindiğim tüm bilgiler sadece ve sadece yaşamak dedikleri ve bize pompaladıkları yanlışları görmeye yaradı yani anlayacağın bildiğimiz ne varsa bu gün dünün yanlışını onarmaktan ibaret...
o kadar çok şey söylüyorsun ki kendine!
unutmamak için de boşuna yazma telaşı..
çoğu buharlaşıyor parmaklarından dökülürken daha
gördüğün şey zihninde..aferim tekrarla..
bırakacağın sözler verme bana..
Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az... O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum... Az..
Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında. Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar. Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler. Senin ve benim gibi...
Bizzat insan ırki üzerine yazarken bile onlardan uzak kaldığımda kendimi daha iyihissediyorum; iki santim uzakta olmak bile iyidir,iki mil uzakta olmak harika,iki bin mil uzakta olmaksa mükemmel …
murathan mungan
Hiç bir şeye dönüp bakma. Özellikle de kendine.
Bozuk bir fotoğraftan başka bir şey göremezsin.
Üzerine tek bir saniye binsin, sesler bile değişir.
İnsan, doğru hatırlayabilen bir mahluk değil.
Bu yüzden hatırlamaya çalışma...
böyle filmler lazım..
"her şey yolunda anne. evet her şey yolunda. zaten normal insanlar da hep böyle söylemez mi? her şey yolunda dersin, emin misin derler. sonra tekrar evet dersin."
Parmaklarımızla yarattığımız yeni benliklerimiz var, bilmem farkında mısın? Farenin hareketlerine muhtaç kaç profile sahibiz? Zaten bize emanet olan bedenimiz/profilimiz üzerine daha kaç tane maske yamamalıyız ki? Olmak istediğimiz kişiliğe yahut hedeflediğimiz amaçlara bizi ulaştırabilsin?
Sadece çocukken uyanıksındır bunu bil
Herşeyin farkındasındır
Her sese dönüp bakarsın..
Büyümek, uyumak ve unutmak gibidir
Ve büyüklerin dediği gibi;
Uyuman gerekir büyümen için..
Sağır ediyorsa sessizlik ve kör ediyorsa aydınlık
Sadece sana görünen
Ve kimseyi inandıramadığın bir hayalet gibi
Yanıbaşında otuyorsa yalnızlık bu gece
Hep aynı saatte kapını çalan
Bir düşman gibi bekliyorsa seni..
Ve canına kast edecek
Bir kılıç gibi sallanıyorsa tepende...
Unutabilmek için hepsini
Biraz uyu...
|
|
yeraltı edebiyatı5835 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
vasıflı deliler2874 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
sigarayla savasanla savasanlar230 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |